Cemevleri İbadethanedir
İmar Planlarındaki Bu İnkâr Kabul Edilemez!
Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, federasyonumuzun temsilcisi İstanbul milletvekilimiz Celal Fırat Dede’nin konuşmanın hemen ardından kamuoyuna yansıyan imar planı tabloları, devletin Alevilere yönelik inkâr politikasının hâlâ sürdüğünü bir kez daha açıkça ortaya koymuştur.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ait imar planı lejantlarında cemevlerinin “ibadet alanları” başlığı altında değil, “sosyal ve kültürel tesis alanları içerisinde tanımlandığı görülmektedir.
Aynı planlarda cami, mescit, kilise, şapel ve sinagog açıkça ibadethane olarak yer alırken, cemevlerinin bu başlıktan bilinçli biçimde dışlanması tesadüf değil, kurumsallaşmış bir ayrımcılıktır.
Buradan açıkça ifade ediyoruz.
Bu yaklaşım, Aleviliği bir inanç olarak değil, folklorik ya da kültürel bir unsur olarak görmenin resmî belgesidir. Devlet bir yandan “Cemevleri bizim de değerimizdir” derken, diğer yandan en temel teknik ve hukuki metinlerde cemevlerini ibadethane olarak tanımamaktadır.
Bu ikiyüzlü tutum; Alevileri oyalayan, eşit yurttaşlığı erteleyen ve inanç özgürlüğünü fiilen gasp eden bir politikadır.
İmar planlarında yapılan bu sınıflandırma sadece teknik bir detay değildir.
Bu tercih:
Cemevlerinin ibadethanelere tanınan haklardan mahrum bırakılmasına, Yerel yönetimlerin cemevi yapımını keyfi biçimde engellemesine, Alevi inancının kamusal alanda sistematik olarak dışlanmasına yol açmaktadır.
Buradan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve siyasi iktidara sesleniyoruz. Aleviliği tanımayan bu ayrımcı planlama diline son verin. Eşit yurttaşlık ilkesini lafta değil, mevzuatta ve uygulamada hayata geçirin. Aleviler, bu ülkede yüzyıllardır vardır ve bu toprakların asli inanç topluluğudur. İnancımızı tarif etmeye, ibadethanelerimizi tanımlamaya ne bürokrasi ne de siyasi iktidar yetkilidir.
Cemevi ibadethanedir. Bu gerçeği planlardan silerek yok edemezsiniz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Türkiye Alevi Federasyonu